Blog

Görüntülenebilirlik , Sahtecilik ve Reklam Engelleme

Damla Yastıoğlu05.08.2016Damla Yastıoğlu

Dijital reklam evreninde son zamanlarda en çok konuşulan konuların görüntülenebilirlik , sahtecilik ve reklam engelleme olduğunu söyleyebiliriz.

Görüntülenebilirlik (Viewability), IAB standartlarına göre bir reklamın görüntülenebilir olması için kapladığı alanın en az %50'sinin ekranda minimum bir saniye görüntülenmesi olarak açıklanıyor. Yayın içi video reklamlarda ise görüntülenebilirlik standardı, reklam alanının %50'sinin en az iki saniye boyunca görüntülenmesi şeklinde kabul ediliyor. Reklam veren memnuniyetini ve kampanya bilinirliğini arttırmak amacıyla IAB tarafından yayıncılar %70 görünürlük eşiğine ulaşmaya teşvik edilirken, ulaşmayan kampanyalarda ise yayıncıdan ek gösterimler yaparak reklamın bu eşiğe ulaşmasının sağlanması isteniyor. Büyük reklamlarda yani 970x250 (242.500 piksel ve üzeri olan reklam formatlarında) boyutlarındakiler için görüntülenebilirlik standardı reklamın %30’unun en az 1 saniye boyunca ziyaretçi tarafından görüntülenmesi şeklinde gerçekleşiyor. Tüm bunların dışında reklam veren ve yayıncı arasındaki ölçümleme farkı (genellikle %10) sorununu giderebilmek adına ölçümleme kriteri olarak tek bir platformun baz alınması gerektiği önemle vurgulanıyor.

Sahtecilik (Ad Fraud), reklam gelirlerinden haksız pay alma amacı güden girişimler olup, bu girişimleri kriminal ve bilişim suçu olarak tanımlayabiliriz. 2016 yılında global pazarın büyüklüğünün 187 milyar dolara ulaşacağı ve bu rakamın 7.2 milyar dolarının (%3.8) sahteciliğe gideceği öngörülüyor. Önde gelen arama motorları da hem kullanıcılar hem de reklamverenler için daha iyi bir internet deneyimi yaratabilmek adına online reklam sahteciliğine karşı aktif mücadele yöntemleri geliştirmektedir.

Programattik olarak reklam sahteciliğine ve görüntülenmeme sorununa karşı oldukça net bir duruşumuz var. İleri teknolojimizin sahip olduğu brand safety, reklam performansında sahteciliği engelleme ve gelişmiş hedefleme özelliklerimiz sayesinde sahte trafik yöntemlerini filtreleyerek reklam verenlerimizden sadece reklamları gerçek insanlar tarafından tıklandığında, ilgili hedef kitlelere ve uygun içeriklerde yayın yapıldığında ödeme alıyoruz.

Reklam engellemeyi, kullanıcının internet gezinimi sırasında ziyaret ettiği web sitesinde yer alan reklamları görmemesini sağlayan bir yazılım olarak tanımlayabiliriz. Pek çok web sitesi eklentiler ve reklamlar nedeniyle yavaş açılıyor, kullanıcının dikkatini dağıtacak faktörler içeriyor ve kullanıcı hareketlerini takip ederek gizliliği koruyamıyor.  Bu ve benzeri durumlar kullanıcının eşsiz bir gezinim deneyimi sağlamasını olumsuz etkiliyor.

Hem global hem de yerel pazarda aynı kritik gündem söz konusu. 2015 yılı rakamlarına bakıldığında reklam engelleme ile 155 milyar dolarlık global pazar 21.8 milyar dolar (%14) gelir kaybı yaşadı. 2016 yılında bu rakamın 42 milyara çıkacağı tahmin ediliyor. Yine global pazara baktığımızda Ekim 2015’ten Nisan 2016’ya kadar reklam engellemenin %18 oranında artarak, 250 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaştığı söyleniyor. Türkiye için IAB’den aldığımız bilgilere göre, Nisan 2016 rakamları  %8’lik reklam engelleme kullanımı olduğunu fakat detaylı inceleme yapıldığında bazı siteler için bu oranın %20’ye çıktığını gösteriyor.

IAB, reklam engelleme sistemlerinin her geçen gün reklam pastasından aldığı pay arttığı için hızla aksiyon almaya başladı. Bu nedenle artık kullanıcı deneyimleri, kreatif yaratmaktan platform geliştirmeye kadar olan tüm aktivitelerde her zamankinden daha fazla dikkate alınıyor. Yeni belirlenen kurallar, getirilen standartlar ve HTML5’in kullanılmaya başlanması ile daha iyi optimizasyon, kullanıcı güvenliğinin sağlanması ve deneyiminin anlaşılması fırsatı yaratıyor.  Ayrıca ekranlarda daha iyi bir kullanıcı deneyimi yaratacak yeni, dinamik ve duyarlı reklam birimlerinin oluşturulmasına da ağırlık veriliyor. Yine IAB standart çalışmalarının bir parçası olarak, iyi bir kullanıcı deneyimine ulaşabilmek için gerekli veri aramalarına ve bilinçli tüketiciye ulaşmayı amaçlayan reklamlara da odaklanılıyor.

Yukarıda bahsettiğimiz sorunları giderebilmek amacıyla global ve yerel pazarda L.E.A.N ve D.E.A.L programları duyuruldu. L.E.A.N programı sayesinde puanlama sisteminin ekosistemdeki tüm taraflar için geçerli olması ve sağlayacağı faydalar ile eşsiz bir kullanıcı deneyimi sağlaması planlanıyor. D.E.A.L programı ise reklam engelleme programlarına karşı geliştirilmiş olup, yayıncının kullanıcısı ile diyalog kurarak sayfasındaki reklamın gerekliliğini anlatıyor ve  ziyaretçisine seçim sunarak reklamı gösteriyor. Her iki programın içeriğine baktığımızda L.E.A.N programının reklam veren ve ajans , D.E.A.L programının ise yayıncılar tarafından yönetileceğini görüyoruz.

Aşağıda kısaca program açıklamalarına ulaşabilirsiniz;

·          L: Light.Sınırlı dosya boyutu ile sayfanın yüklenmesini geciktirmeyen hafif reklamlar                 

·         E: Encrypted.https / SSL uyumlu reklamlar ile kullanıcı güvenliğini sağlamak.                             

·         A: Ad Choices Support.Tüm reklamların tüketici gizlilik programlarını desteklemesi                    

·         N: Non-invasive/Non-disruptive.Kullanıcı deneyimini tamamlayan, kullanıcıyı içerik ve ses ile rahatsız etmeyecek reklam modelleri.                                           

·         D: Detect:Reklam bloklamanın belirlenmesi ve diyaloğun başlatılması

·         E: Explain:Reklamın değerinin anlatılması

·         A: Ask:İşbirliğinin devamı için kullanıcıdan değişiklik talebi

·         L: Lift or Limit:Kullanıcının yanıtına göre erişim yönetimi

  • Paylaş:
ads